Ana Sayfa Haberler Yazılar Videolar Ödevler Oyunlar Dosya Resim Yarışma Forum
 
 » Menü
TARIH
    Inkilap Tarihi
    Atatürkçülük
    Tarih Öncesi ve ilkçag Tar.
    Islam Tarihi
    Genel Tarih Konulari
    Osmanli Tarihi
    Tarihte Kullanilan Takvimler
    Tarih Sözlügü

COGRAFYA
    Cografya Konulari
    Fiziki Cografya
    Beseri ve Ekonomik Cogr.
    Türkiye Cografyasi
    Ülkeler Cografyasi
    Matematik Cografya
    Siyasi Cografya
    Jeoloji
    Ünlü Cografyacilar
    Harita Bilgisi
    Cografi Uygulamalar
    Ülkeleri Canli Seyredin
    Cografya Siteleri
    Illerimizin Fotograflari
    Illerimizin Videolari
    Dünya Haritasi
    Turizm Rehberi

FELSEFE GRUBU
    Felsefe
    Sosyoloji
    Egitim Siteleri
    Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantik Terimler Sözlügü


» Gezelim-Görelim

» Eğlence Bölümü

» Ödev Arşivi
Tüm derslere ait
geniş ödev arşivi

» Istatistikler
Üyeler
Son Üye : gokturk27
Bugün : 1
Dün : 0
Toplam Üye : 7650
Online Üyeler
 Online üye yok..
Sitede Aktif
Üye : 0
Ziyaretçi : 0
Toplam :
Site Sayaci
Iletisim
E-Mail : info@sosyalokulu.com
Online   Kişi

» İçerik İstatistikleri
 Toplam Dosya Sayısı : 235
 Toplam Makale Sayısı : 285
 Toplam Ödev Sayısı : 64
 Toplam Video Sayısı : 238
 Toplam Oyun Sayısı : 449
 Toplam Resim Sayısı : 149
 Toplam Haber Sayısı : 562

Kıyı Topoğrafyası
» Kıyı Topoğrafyası

 

 img218/9440/kiyips1.jpg

      

    Kıyı şekillerinin meydana gelişi ve gelişmelerini açılayabilmek için çok çeşitli etken ve süreçleri göz önünde bulundurmak gerekir. Kıyıların şekillenmesi ve kıyı tiplerinin meydana gelişi üzerinde rol oynayan etkenleri şu şekilde özetlemek mümkündür:

 

1. Yapı ve litoloji: Kıyıyı oluşturan tabakaların durumu veya yapı ile bu tabakaların litolojik özellikleri kıyı şekli üzerinde etkiler oluşturur.Örneğin kıyı çizgisine paralel  kıvrımlar halinde kıvrılmalar oluşturdukları sahada kıyı genellikle düz bir uzanış gösterir.Böyle bir sahada aynı dirençteki tabakalar denizle uzun bir mesafe boyunca ilişki kuracağından bu durum dalgalar tarafından çeşitli tabakalar arasında var olan direnç farklarını belirtmeye gerek yoktur. Oysa kıvrım doğrultusu kıyıya dik açı oluşturduğunda dalgalar farklı dirençteki tabakalar ile ilişki kurarlar ve kısa zamanda bir kıyı, bazı kısımların daha fazla aşınması sonucunda girintili çıkıntılı bir şekil kazanır.

 

2. İç etken ve süreçler: İç etkenlerin kıyı şekillenmesi üzerindeki etkileri iki şekilde olur.

a. Bunlar kıyının asıl şeklini  ve kıyı bölgesinin yapısını belirleyerek etki ederler. Kıyının volkanik maddelerden meydana gelmiş olması, kıvrımlı, yatay , faylı veya diskordant örtülü olması, şekillenmesi ve gelişimi üzerinde önemli rol oynar.

 b. Taban seviyesinde değişikliklere neden olarak kıyı şekillenmesinde kesintilere ve polisiklik kıyı şekillerinin meydana gelmesine yol açmak şeklinde olur.

 

3. Dış ve süreçler: Karaların şekillenmesinde rol oynayan dış etkenler arasında dalgalar, akıntılar, gel-git hareketleri  ve organizmaların aktivitesi üzerinde durulur.Bu etkenlerden başka aynı zamanda çözülme, kütle hareketleri, sellenme, akarsular,, rüzgarlar gibi diğer dış etken ve süreçlere sıkı bir şekilde bağlıdır.

 

4. Zaman unsurunun etkisi: Zaman unsurunun doğrudan doğruya etkisi, şekillenmenin süresine bağlı olarak kıyının geçirdiği gelişim devrelerinde kendini gösterir.Dolaylı etkisi ise; bu gelişimde çeşitli özellikte kesintilerin ve karışıklıkların ortaya çıkması ve polisiklik kıyı şekillerinin oluşmasına yol açması şeklinde kendini gösterir.

 

5. Kıyı bölgesinin jeomorfolojik özellikleri: Kıyı çizgisinden başlayarak belli bir uzaklık boyunca geriye doğru uzanan kıyı bölgesinden topografya özellikleri, bir taraftan asıl kıyı şeklini belirlemek , diğer taraftan kıyının işlenmesi ve gelişimi üzerinde rol oynayarak çok önemli etki yapar.Burada üç önemli olayı açıklamak gerekirse; birincisi, kıyıların çeşitli etken ve süreçlerin etkisi altında şekillenmiş ve şekillenmekte olmaları olayıdır.İkincisi , asıl kıyı tiplerinin meydana gelişidir.Halan yeryüzünde gözlenen kıyı tipleri iki etkene bağlı olarak oluşmuştur.Bunlardan biri taban seviyesinin son pozitif hareketi, diğeri ise trangresyon sonucunda denizle ilişki haline geçerek kıyı haline dönüşen bölgenin jeomorfolojik özellikleridir.Üçüncüsü ise ; kıyı çizgisinin sürekli aynı yerde kalmamış aksine zamanın akışı sırasında bazen karaya bazen de denize doğru ilerlemiş olduğudur.

 

KIYILARIN ŞEKİLLENMESİ

 

Kıyı ile ilgili tanımlar

Kıyı Bölgesi: Falezlerin gerisinden itibaren karanın içerisine doğru uzanan ve genişliği belli olmayan bir zona karşılık gelir.Denizin bugünkü seviyesine göre dalgalar bu kısma erişemezler.Bununla birlikte jeolojik geçmişte deniz bu kısmı kaplamış olabilir.

 

Kıyı: Kıyı çizgisi ile kıyı  kenar çizgisi arasındaki alandır. Jeomorfolojide kıyı tanımı ise; deniz veya göl sularının en alçak oldukları zaman çekildikleri sınır ile falezlerin tabanı arasında kalan şeride denir.

 

Kıyı çizgisi: Taşkın durumları dışında ve meteorolojik olaylara göre değişebilen herhangi bir anda kara ile denizi ayıran sınıra kıyı çizgisi denir. Kıyı çizgisi sabit değildir.Aksine gel-git hareketlerine, devamlı rüzgarların etkisine bağlı olarak kıyı şeridi üzerinde ileri geri yer değiştirir.

 

Kıyı kenar çizgisi: Doğal ve yapay göl, akarsu ve denizlerde, kıyı çizgisinden sonraki kara yönünde su hareketinin oluşturduğu kumlu, çakıllık, kayalık,taşlık gibi alanların gerideki doğal sınırıdır.

 

Açık kıyı: Ön kıyının dış sınırından yani suların en fazla çekildiği sıradaki kıyı çizgisinden açıklara doğru uzanan sığ, fakat belirsiz genişlikteki zondur.

 

Kıyı şekillenmesinde rol oynayan etken ve süreçler:

 

1. Dalgalar: Dış etkenlerden biri olarak denizin kıyıda yaptığı aşındırıcı etkiler dört süreçten meydana  gelir

a) Hidrolik etki: Denizaltı suyunun özellikle kıyıya hücum eden dalgaların karaya çarpması şeklinde oluşturduğu aşındırma etkisidir.

b) Korrazyon: Kum, çakıl, blok gibi döküntü ile yüklü dalgaların kıyıda ve deniz dibinde meydana getirdikleri oyma ve aşındırma aktivitesidir.

c) Atrisyon: Taşınan döküntünün zemine veya birbirine sürünmek veya karaya çarpma şeklinde karşı karşıya kaldıkları parçalanma ve ufalanmalardır.

d) Korozyon: Deniz suyunun kimyasal olmayan yoldan yani kayaları eritme  şeklinde meydana getirdiği aşınmadır.

e) Abrazyon: adı altında toplanır. Dalgaların bütün aşındırma etkileri genelde Abrazyonun meydana gelebilmesi için su kütlesinin yatay doğrultuda hareket etmesi gerekir.Yatay doğrultuda yer değiştirme ise bir salınım hareketinden oluşan serbest dalgalarda değil fakat çatlayan dalgalarda gözlenir. Bu nedenden dolayıdır ki  dalga çatlaması kıyı morfolojisi açısından çok önemlidir.

Dalga çatlaması; kıyı çizgisi yakınında sığ sularda oluşan ve dalga hareketinin düzenini kaybetmesi sonucunda oluşan çatlamalardır.

Çatlama Zonu: Dalga hareketlerinin bozularak yatay yer değiştirme hareketine dönüştüğü alandır.

Dalga hareketi derine doğru inildikçe hızla hafifler ve sonunda hissedilemez olur. Bu derinliğe de dalga tabanı adı verilir.

Dalga tabanı aynı zamanda dalgaların aşındırma, taşıma ve biriktirme aktiviteleri bakımından bir alt sınırdır.Dalgaların aşınım etkeni olarak çok önemli rol oynadıkları yerler, kıyılara yakın sığ sular ve kıyı çizgisidir.

Sığ sularda dalgalar çatladıkları zaman oluşan ileri- geri  hareket büyük çakılların kıyıya çarparak oluşturdukları şiddetli hidrolik etkide kıyıyı oluşturan kayalardan parçaların koparılmasına yol açar.Dalgaların hidrolik aşındırma gücünü artıran nedenlerden biri ; dalga ile kaplanan bir kayanın çatlakları arsına giren suyun ve bu çatlaklarda kapalı kalan havanın kaya üzerine binen su kütlesinin ağırlığı altında sıkışarak çatlakların kenarına büyük ölçüde basınçlar yapması böylece onların genişlemesine ve zamanla kayanın ufalanmasına yardım etmesidir.

 

Dalgaların kıyı üzerinde oluşturdukları bu aşındırıcı etkiler dalga ile birlikte kıyıya taşınan çakılların, blokların kayalara çarpılması ile geniş ölçüde artar.Bu katı maddelerin kökeni dalgaların kıyıdan kopardığı kaya parçaları,çakıllar  bloklardır.

Bu sert maddeler ileri geri hareket ederek zemini yuvarlaklaştırır ve çarptıkları kayaları aşındırırlar.Bu şekilde bir süre sonra kıyıyı oluşturan yamaçların altı dalgalar tarafından oyulur ve bu oyuğun genişlemesi sonucunda oluşan çökmelere falez adı verilir.

2- Akıntılar: Kıyıların şekillenmesinde dalgalardan sonra en fazla etkiyi yapar.4 grupta toplanabilir.

1)Kıyı akıntısı 2) Alt akıntı 3) Rip akıntısı 4) Gel-git akıntısı.

  1) Kıyı Akıntısı. Kıyı çizgisinin oldukça düz olduğu ve kıyıda bol miktarda döküntü bulunduğunda bu akıntılar önemli oranda döküntü taşıyarak bir takım şekiller oluşturur.

  2) Alt akıntı: Dalga sırtlarının kıyıya paralel olarak akıntılara  alt akıntı denir.

  3) Rip akıntı: Yüzeyde oluşan ve açığa doğru ilerleyen akıntılara rip akıntısı denir.

  4) Gel-git akıntısı: Kıyıların şekillenmesi üzerinde büyük ölçüde rol oynar.

         3- Canlılar: Kıyıların şekillenmesine rol oynayan canlılar:

a) Mercanlar: En önemli resifleri oluştururlar.Çok küçük hayvanlardır.Belli koşullar altında koloniler kurarak yaşadıklarından  kıyılar üzerinde şekillendirici  rol oynarlar.Deniz suyunun kalsiyumkarbonat bakımından zengin olması mercan kolonilerinin gelişmesine yardımcı olur.Mercan kolonilerinimn üst üste yığılmaları sonucunda meydana gelişen oluşuma resif adı verilir.

b) Algler: Mercanlarla birlikte kıyı topografyasında rol oynarlar.

c)Mangrov ve yosun formasyonları:

d) İnsanlar: Kıyıların şekillenmesinde olumlu ve olumsuz rol oynayan canlılardır.

          4- Buz basıncı: Donma çözülme sonucunda kıyıların şekillenmesinde rol oynar. Buz  basıncının etkisi soğuk-ılıman  ve yarı kutupsal bölgedeki deniz ve göl kıyılarında gözlenir.Donma-çözülme süreçleri sırasında oluşan genişlemeler sonucunda buz örtüsü içinde ve bu örtü vasıtasıyla kıyı üzerinde de büyük basınçlar oluşur.Bu sonucunda kıyıda çökmeler üst üste yığılmalar ve düzgün olmayan şekiller oluşur.

KIYI TİPLERİ

 

Çok çeşitli olan kıyı tiplerini bir sınıflama çerçevesine sokmak güç bir problemdir.Bu sınıflandırma çalışmalarından biri hinterlendın yapısı ile kıyı çizgisi arasındaki ilişkilere dayanır. Suess tarafından belirtilmiş bu kurala göre biri boyuna diğeri enine olmak üzere  iki kıyı tipi ayrılabilir. Boyuna kıyılarda kıyı çizgisinin genel uzanışı yapı hatlarına paraleldir.Örneğin;D.Karadeniz ve Dalmaçya kıyılarında gözlenen bu tip kıyılara Pasifik kıyı tipi denir.Buna karşılık  yapı doğrultusunun kıyının genel uzanışına dik olduğu kıyılara da enine kıyılar veya Atlantik tipi kıyı adı verilir. Örneğin; Ege kıyılarında rastlanır.

Fakat böyle bir ayrım  basit ve çok çeşitli olan kıyı tiplerini jenetik olrak açıklamak ve gruplandırmak bakımından uygun değildir.Kıyı sınıflandırmaya başka bir örnek olarak D.W.Johnson’un dikkat çektiği noktaya değinilebilir.

Johnson kıyıları 4 gruba ayırmıştır.

1- Boğulmuş Kıyılar: Karaların alçalması veya denizin yükselmesi sonucunda oluşmuşlardır.

2- Sulardan Çıkmış Kıyılar: Eski deniz diplerine karşılık gelir. Karaların yükselmesi veya deniz seviyesinin alçalması sonucunda meydana gelmiştir.

3- Tarafsız Kıyılar: Bunların özellikleri seviye değişiklikleri ile ilgili değildir. Lavların veya alüvyonların yığılması sonucu oluşmuş kıyılardır.

4- Birleşik Kıyılar: Karışık bir gelişimin eseridirler ve özelliklerini yukarıdaki tiplerden en az ikisinin ortak etkisi sonucunda kazanmışlardır.

Johnson’un sınıflama prensipleri yeryüzünde gerçekten varolan kıyı tiplerini sistematik bir şekilde ayırmaya uygun değildir. Buna karşılık De Martonne coğrafi olayları dikkate alarak kıyı tiplerini önce alçak ve yüksek kıyı tipleri olmak üzere iki esas tipe ayırmak ve bundan sonra kıyı haline geçen sahanın morfolojik özelliklerine göre çeşitli tiplere(lidolu, limanlı, rialı,boyuna fiyordlu gibi) ayırmak suretiyle morfolojinin prensiplerine uygun bir yol seçmiştir.

Dikkate değer bir kıyı sınıflaması da Shepard tarafından önerilmiştir.Buna göre kıyılar:

I- Başlangıç veya Genç Kıyılar:  Şekil özellikleri denizel etken ve süreçlerle ilgili olmayan kıyılar.Bunlar şu alt kısımlara ayrılır.

A- Özelliklerini, karalar üzerinde oluşan aşınım şekillerinin ostatik veya tektonik hareketler sonucunda boğulma şeklinde kazanmış kıyılar

   1- Boğulmuş akarsu vadileri(Rialar)

   2- Glasiyasyona uğramış sahaların kıyıları

B-  Özelliklerini, karalar üzerinde biriktirme süreçlerinden alan kıyılar

   1- Nehir depolarından oluşmuş kıyılar

      a) Delta kıyıları

      b) Boğulmuş alüvyal vadiler

   2- Glasiyal depolardan oluşmuş kıyılar

      a) Kısmen boğulmuş morenler

      b) Kısmen boğulmuş drumlinler

  3- Rüzgar depolarından oluşmuş kıyılar

  4- Bitkilerin yerleşmesi ile ilerlemiş kıyılar

C- Volkanik aktivitelerle şekillenmiş kıyılar:

   1- Yeni lav akıntılarından oluşmuş kıyılar

   2- Volkanik püskürme veya çökmelrle ilgili kıyılar

D- Kabuk hareketleri ile şekillenmiş kıyılar:

   1- Fay dikliği kıyıları

   2- Kıvrımlı tabakalardan oluşmuş kıyılar

II- İkincil (Tali )veya olgun kıyılar: Özelliklerini denizel etken ve süreçlerin etkisi altında kazanmış kıyılar bu gruba girer. Bunlar da şu alt kısımlara ayrılır:

A- Dalga aşındırması ile şekillenmiş kıyılar:

   1- Düzenlenmiş kıyılar

   2- Aşınımla düzensiz hale getirilmiş kıyılar

B- Denizel birikim süreçleri ile şekillenmiş kıyılar:

   1- Birikim sonucunda düzenlenmiş kıyılar

   2- İlerleniş kıyılar

   3- Önkıyı setli ve oklu kıyılar

   4- Resifli kıyılar

Shepard’ın prensipleri bazı bakımdan uygundur.Gerçekten bu sınıflama bağımsız kıyı tipleri ile devresel süreçlerin etkisi altında daha sonra oluşan ve daha çok gelişim evresi tipleri olarak ele alınması gereken kıyı tipleri bir diğerinden temelden ayrılmıştır.

Gerçekte jenetik bir kıyı sınıflamasının, kıyı tiplerinin meydana gelişi üzerinde rol oynayan 4 etkeni birden dikkate alması gerekir. Bunlar; zaman unsuru, yapı seviye değişikliğinin yönü ve sonuçta kıyı haline geçen sahanın morfolojik karakteridir.

 Başlıca kıyı tiplerinin meydana gelişinde en önemli rolü, seviye değişikliğinin yönü ve bu değişimin sonuçta kıyı haline geçen sahaların morfolojik karakteri oynar. Fakat büyük ölçüdeki son seviye değişikliklerinin yönü hemen bütün kıyılarda aynı olduğuna göre kıyı tipleri arasındaki fark da aslında kıyı haline geçen sahanın morfolojik karakterine bağlıdır.

 

         A- GLASİYELERLE İŞLENMİŞ SAHALARIN KIYILARI

1- Fiyordlu Kıyılar: Derin glasiye vadilerinin deniz tarafından işgali sonucunda meydana gelmişlerdir. Fiyordlu kıyıların özellikleri dik ve çıplak kayalardan oluşan yamaçları, U şeklindeki enine profilleri, sular altında kalmış eşikleri ve sürgüleri, kapalı havzalar oluşturan aşırı oyma çanakları, yani inişli çıkışlı boyuna profilleri ile glasiye vadilerinin özelliklerine uyar.

2- Fyerdli Kıyılar: Oldukça alçak bir plato üzerinde oyulmuş ve derinliği fazla olmayan glasiye vadilerinin sular altında kalması ile oluşmuşlardır.Bu tipin görüldüğü kıyı İsveç platolarının kıyıları

3- Föhrdeler: Glasiye altında meydana gelen akarsuların kazmış olduğu özel şekilli vadilerin sular altında kalması ile oluşan bir kıyı tipidir.Föhrdeler genelde karaya doğru gittikçe daralarak boynuz şekilli haliç görünümü verirler.

4- Skyer Kıyılar: indlansisk-lerin marjinal ve submarjinal kısımlarında meydana gelen aşınım ve birikim şekillerinin (hörgüçkaya ve drumlin kümeleri) sular altında kalması ile oluşan kıyı tipine denir.Bu gibi sahaların deniz basmasına uğraması sonucunda binlerce adacıktan ve bunlar arasında karmakarışık geçitlerden oluşan bir kıyı görünümü ortaya çıkar. İsveç ve Finlandiya kıyıları.

 

              B- AKARSULARLA İŞLENMİŞ SAHALARIN KIYILARI

1- Rialı kıyılar: Akarsularla derin bir şekilde yarılmış olan oldukça yüksek bir sahada vadilerin aşağı çığırlarının sular altında kalması sonucunda oluşan tıpkı vadiler gibi büklünmeler göstererek uzanan koylar meydana gelir. Bunlar derindir, iç kısımlara doğru fazla sokulur ve aynen bir vadi şebekesi gibi bir takım kollara ayrılır.Türkiye’de rialı kıyıların çok güzel örnekleri vardır.Haliç ve  özellikle İstanbul Boğazı da bir riadır.

2- Haliçli ve Limanlı Kıyılar: Bunlar az yüksek ve akarsularla hafifçe yarılmış bir platonun veya hafifçe tepelik bir sahanın üzerindeki vadi şebekesinin aşağı kesimlerindeki yatakların sular altında kalması sonucu oluşmuş kıyı tipleridir.Oluşum mekanizması olarak rialarla aynı olmalarına rağmen morfolojik özellikler bakımından ayrılırlar.Bir sahanın kısmen sular altında kalması sonucunda rialar gibi dallı, fakat onlardan farklı olarak yamaçları daha basık olan bir takım koylar ve haliçler meydana gelir. Bu karakteri sunan kıyılara haliçli kıyı denir.Bazı bölgelerde haliçler ağızlarının zamanla kıyı okları ve koy setleri ile kapanması sonucunda birer lagüne dönüşürler. Bu çeşit lagünlere liman adı verilir. Bu isim aynı özelliği gösteren kıyılar içinde kullanılmıştır. Buna göre limanlı kıyılar, koy setleri ile denizden ayrılarak lagünlere dönüşmüş olan esli haliçli kıyılara karşılık gelir.

3- Kalank’lı Kıyılar: Karstik sahalardaki kanyon şekilli gömük ve kuru vadilerin deniz tarafından işgal edilmesi halinde görünüm olarak rialara benzer çok derin koylar meydana gelir. Bu koylara kalank denir. Bunlar doğal liman özelliğinde kullanıma sahiptir.

4- Setli Kıyılar: Bu tip kıyılar, önkıyı setlerinin geniş ölçüde genişlemesi ve kıyının en göze çarpan özelliklerini meydana getirmeleri ile belirirler.Lidolu kıyılar adı da verilen bu kıyı tipi genelde deniz dibinin bir regresyon sonucunda ortaya çıkması ile ilgili olarak ele alınır. Setli kıyı tipinin meydana gelişi başlangıç kıyı profilinin denge profilinden daha az eğimli olmasına bağlıdır.

5- Dalmaçya Tipi Kıyılar: Kıyıya paralel adalar, koylar ve körfezlerin varlığı ile belirir.Böyle bir kıyı tipinin oluşumu için yalnız yapının kıyı çizgisinin genel uzanışına paralel olması yeterli değildir.Aynı zamanda kıyı haline geçen ve deniz basmasına uğrayan sahanın, yapının genel yönünde gelişmiş boyuna ve sübsekant vadiler ve depresyonla yarılmış ve bu çukur sahaların bazı enine boğazlar ve aksiyal alçalma sahaları ile birbirine bağlanmış olması gerekir. Çünkü ancak bu şartların gerçekleşmesi durumunda deniz birbirine ve kıyıya paralel vadilere ve depresyonlara sokulmak olanağını bularak kıyıya paralel koylar, kanallar ve ada sıraları meydana gelebilir.Buna karşılık bu şartın var olmadığı sahalarda yapının genel uzanışına paralel olmasına ve pozitif bir seviye değişiminin olmasına rağmen Dalmaçya kıyı tipi oluşamaz. Dalmaçya kıyı tiplerine Akdeniz kıyılarında Kaş-Kekova arasında rastlanır.

6- Sürempoze Kıyılar: Fosil bir topografya yüzeyini örten az dirençli depolardan oluşan bir örtünün var olduğu kıyılarda görülür. Başlangıç anında kıyı süreçleri örtü tabakaları üzerinde gerçekleşir. Fakat bir süre sonra bu örtü tabakaları dalga aşındırması tarafından tamamen veya sınırlı ölçüde ortadan kaldırılırlar.Bunun sonucunda fosil topografya yüzeye çıkar. Bu durumda kıyının  görünümü fosil yüzeyin özelliklerine bağlı olur. Çeşitli tipler sunması mümkün olan bu yeni görünüm, bir sıyrılma sonucunda meydana çıktığı için bu tip kıyılara da sürempoze kıyılar denir.                                                                                 

                             C- DÜZENLENMİŞ (KONSTRÜKTİF ) KIYILAR

1- Volkanik Kıyılar: Deniz seviyesinin son yükselmesini takiben oluşan volkanik aktivitelerin eseri olan aşınım veya birikim şekillerinin denizle temas etmesi halinde meydana gelirler.Örneğin sular yüzeyinde yükselen yeni bir volkan yapısının geniş lav birikiminin, bir kraterin denizle ilişkisi halinde meydana gelen kıyı şekilleri bu gruba dahil edilebilir. Ege Denizi’ndeki Santorin adaları

2- Tektonik Kıyılar: Bunlar asıl özelliklerini deniz seviyesinin son yükselişini takiben oluşan tektonik deformasyonlar sonucunda oluşmuş olan kıyılardır.Eksenleri kıyı çizgisine paralel olarak uzanan faylar tarafından oluşturulmuş falezlerde bulunur.Genelde sarp bir görünüşleri olan falezler gerçekte fay yüzeyleridir.Ülkemizde Karadeniz’de Cide ve Akçakoca, Marmara’da İzmit Körfezi ve Gemlik Körfezi kıyıları.

3- Mercan Kıyıları: Mercanların yayılış sahasında görülür. Fakat bu da başlangıç bir kıyı tipi olmayıp özelliklerini mercanların hayati işlevleri sonucunda kazanmış ikincil bir kıyı şeklidir.Mercan kolonilerinin farklı durumlarına göre bu kıyılar çeşitli şekiller gösterir.(Saçak resifli, set resifli, atol şekilli mercan kıyıları) Kuzeydoğu Avustralya’da Mercan Denizi kıyıları.

4- Alüvyal Birikim Kıyıları: Alüvyal birikimin büyük ölçülere eriştiği sahalarda, özellikle deltalarda kıyını görüntüsü bu birikim süreçlerine bağlıdır. Bu tip kıyılarda artkıyı setleri ve önkıyı setleri görülür.Bu nedenle alüvyal kıyılar setli kıyı tipine yakınlık gösterirler.

   KIYININ GELİŞİMİ

Kıyı haline geçen bir sahanın geçireceği gelişimin özellikleri genel bir kural olarak, başlangıç anındaki morfolojik karakteri yani asıl kıyı şekli tarafından belirlenir.Başlangıç kıyı şekillerini geçirecekleri kıyı özelliklerine dayanarak iki büyük grupta toplamak mümkündür: 1) Dik profilli derin kıyıların gelişimi

2) Yatık profilli sığ kıyılar

 

   1- Dik Profilli Derin Kıyıların Gelişimi: Dik profilli derin kıyıların gelişimi şu devrelere ayrılabilir:

  a)Gelişimin ilk devreleri: (Gençlik) Bu devrenin başlarında kıyı çizgisi başlangıç durumundan daha düzensiz bir şekil alır, direnç farkları bütün ayrıntısıyla  belirir ve kıyı çizgisi çentikli kıyı karakterinin kazanır. Altı oyulmuş bir falez, bunun önünde aşınım artığı olan adacıklar ve sütunlar, düzenlenmemiş bir abrazyon platformu, falez dibinde oluşmuş bazı artkıyı setleri be devrenin başlıca şekilleridir.Buna karşlık devrenin sonlarına doğru abrazyon platformu genişlemiş, burunlar büyük ölçüde gerilemiş, artkıyı setleri gelişmiş , çeşitli kıyı okları, kancalı oklar ve tombololar meydana gelmiş bulunur.Kıyı oklarının ve tombololarının gerisinde lagünler görülür.

 b) Gelişimin ilerlemiş devresi: (Olgunluk) Bu devrede kıyı çizgisi ile kıyıyı şekillendiren etken vesüreçler arasında bir denge durumu kurulmuştur.Kyı profili, denge profilini kazanmıştır. Küçük adala oklar, bağlama setleri dalgalar tarafından ortadan kaldırıkmıştır..Burunlar çok gerilemiş ve hemen hemen koyların geri kısımları ile aynı çizgiye gelmiştir.Falezlerin yüksekliği ve eğimleri çok azalmıştır.

 c) Gelişimin son devresi:(Yaşlılık) Bu devreye erişildiği sırada kıyının  gerisinde bulunan saha normal aşınım etkenleri tarafından hemen hemen deniz seviyesine kadar aşındırılmış, yani peneplen haline getirilmiş bulunur.Bu sırada kıyı çizgisi önünde çok geniş ve az eğimli bir abrazyon ovası meydana gelmiştir.

 

2- Yatık profilli Sığ Kıyıların Gelişimi:Yatık profilli sığ kıyıların gelişimi bakımından birbirinden farklı üç devreye ayırmak mümkündür.

  a) Gelişimin ilk devresi: (Gençlik) Bu devrenin başlıca özellikleri  şunlardır: Önkıyı setinin oluşumu, bunun yavaş yavaş karaya doğru yer değiştirmesi, lagünlerin meydana gelişi, kıyıda alçak bir falezin oluşumu ve lagünlerin dolmaya başlaması.

  b) Gelişimin ilerlemiş devresi : (Olgunluk) Bu devrede abrazyon platformu zamanla Karaya doğru ilerler.Buna bağlı olarak önkıyı seti ile bunun arkasındaki marşlar ve kıyıda meydana gelmiş olan alçak falez ortadan kaldırılır.Başlangıç profilinin yerini denge profili alır.bu profil kıyıya yakın kısımların aşındırılşarak daha fazla bir eğim kazanması ile belirir.Kıyıya yakın sahada derinliğin abrazyon ile artmış olması sonucunda dalgalar kıyı çizgisi üzerinde ilk devrede olduğundan daha fazla hücum eder.Bunun  sonucunda kıyı çizgisinde yeniden falezler meydana gelir.

  c) Gelişimin son devresi: (Yaşlılık) Bu devre olgunluk devresinden çok büyük fark göstermez.aslında kıyı çizgisinin gerilemesi sonucunda abrazyon platformunun karaya doğru büyük ölçüde genişlemiş olması ile belirir.

    Bu devrelerin erişilmesi  yalnız ardan geçen zamanın uzunluğuna değil aynı zamanda kıyı bölgesini meydana getiren kayaların direnç derecelerine ve kıyının şekillenmesinde rol oynayan etken ve süreçlerin şiddet derecelerine bağlıdır.Bu nedenden dolayı gelişim bakımından aynı devreye ait karakteristik şekilleri sunan biri dirençli diğeri dirençsiz kayalardan oluşmuş olan iki kıyı , şekillenmesinin süresi için aradan geçen zaman bakımından aynı yaşta değildirler.

    Kıyıların büyük geneli halen gençlik devresinin özelliklerini sunarlar.Olgunluk devresine erişmiş kıyılara ait örnekler azdır. Yaşlılık devresine erişmiş kıyılara ait hemen hemen hiç örnek yoktur.Bu durumun başlıca nedeni; bugünkü kıyı çizgisinin nispeten çok yakın bir geçmişte meydana gelmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

KIYILARDA AŞINIM VE BİRİKİM ŞEKİLLERİ

 

Kıyılarda Aşınım Şekilleri:

            1) Kıyı profilinin gelişimi: Kıyının başlangıç profilinin özellikleri, şekillenmenin nedenleri, ve yönünü belirleyen çok önemli bir unsurdur.Gerçekten şekillenmede aşınım ve biriktirmenin  daha büyük rol oynaması ve bunların aktivite sahaları, kıyı  haline geçen bir sahanın başlangıç profiline bağlı olarak ortaya çıkar.

            2)Yüksek ve derin kıyılarda profilin gelişimi: Dalgaların aşındırma aktiviteleri  yüksek kıyılarda, dik kıyının eteğinde yani dalgalarla temas ettikleri noktada dalgaların sürükledikleri katı maddelerin kıyıya çarptıkları yerde bir çentik meydana gelir.Bunun gelişip büyümesi ile üst kısımdaki kayalar çöker.Altı oyulan kayaların çökmeleri, kaymaları ile ilgili olarak kıyı çizgisinin hemen gerisinde bir diklik meydana gelir.Buna falez(yalıyar) denir.Yatay ve karaya doğru eğimli tabakaların yayılış sahalarında falezler dik, tabaların denize doğru eğimli olduğu durumda ise falez profili genelde daha az dik olur.Falezi oluşturan kayaların dirençli olması halinde falezin gerilemesi daha yavaş olur.Buna karşılık az dirençli kayaların yayılış sahasında falezin oluşumu ve gerilemesi çok daha hızlıdır.

            Falez dikliğinin oluşarak gerilemesine paralel olarak  kıyı çizgisi önünde dalgaları aşındırma aktivitelerinin bir eseri olarak bir platform ortaya çıkar .Buna abrazyon platformu denir.Abzaryon platformunu sadece falezlerin dalgalar tarafından geriletilmesi sonucunda meydana gelmiş bir aşınım yüzeyi olarak düşünmek doğru değildir.Bunun meydana gelişi üzerinde kıyı şeridinde bulunan blok, çakıl, kum gibi katı maddelerin de rolü vardır.

Aşınım olayları sırasında oluşan ve zamanla bir diğerine ve deniz dibine sürtünerek gittikçe ufalanan döküntü, dalga hareketleri ve  çeşitli akıntılarla açığa doğru taşınır.Ve orada boyutlarına göre elenerek abrazyon platformunun dışında bir birikim platformu meydana gelmiş olur.         

Kıyı bölgesinin profili yani falezin üst kenarından başlayarak abrazyon birikim platformlarıyla devam eden profil denge profiline erişmiş bir akarsuyun boyuna profiline benzetilebilir.Bu nedenden dolayı bu profile de denge profili denir.

Çok geniş sahalar kaplayan ve abrazyonun eseri olarak bir düzlük meydana gelir.Buna da abrazyon ovası denir.

3) Alçak Kıyılarda Profilin Gelişimi

a)Başlangıç profili denge profiline yakın olan kıyılar:Böyle bir kıyıda  dalgalar büyük ölçüde  aşındırma aktivitesinde bulunmazlar.Kıyı sığ olduğundan denge enerjisi sınırlıdır.Aşındırılan maddelerden büyük bir kısmı bu nedenlerden dolayı sahile fırlatılır.Yani karaya geri döndürülür.dalgalar tarafından karaya fırlatılan bu maddeler orada yığılarak birikirler.Ve dalga aşındırmasına karşı koruyucu bir  set oluştururlar.Böyle bir kıyıya ulaşan akarsuları sürükleyip getirdikleri kaba unsurlardan aynı şekilde dalgalar tarafından kıyı çizgisi üzerinde yığılır ve burada artkıyı setleri oluşur.

b)Başlangıç profili denge profilinden yatık olan kıyılar:Bu kıyıda meydana gelecek olan değişiklikler başlangıç eğiminin biraz daha arttırılması şeklinde ortaya çıkar.Bunun içinde başlangıçtaki profilin ön kıyıya rastlayan kısmı biraz  derinleştirilir.Buna  karşılık art kıyıya rastlayan kısım ise ön kıyıdaki aşınım sırasında oluşan herhangi bir şekilde kıyıya ulaşan döküntünün biriktirilmesi şeklinde yükselirler.Bu birikim süreci zamanla art kıyı ile ön kıyı arasındaki sınır sahasında bir su altı tümseğinin yani topuğun meydana gelmesine neden olur.Bu topuk sular üstünde yükselerek bir ön kıyı seti haline geçer.Bu şekilde kıyı çizgisi ile ön kıyı seti arasında bir lagün meydana gelmiş olur.Lagünlerin zamanla dolmasından oluşan sahalara da marş adı verilir.

Kıyılarda birikim şekilleri

1-Artkıyı setleri: Bunlar özellikle koyların gerilerinde veya gerilemesi  tamamen veya geçici olarak sona ermiş olan falezlerin eteklerinde dalgalar tarafından biriktirilmiş olan kum ve çakıllardan oluşan depolardır.

Artkıyı seti depoları denize doğru aşınım platform üzerinde  ince bir örtü halinde yayılırlar.Buna karşılık kıyı çizgisinin gerisinde çok az belirgin bir sırt oluşur.Setin sırt şeklindeki bu kısmına fırtına seti denir.Buna karşılık artkıyı setinin abrazyon platformu üzerinde uzanan kısmına örtü veya gövde adı verilir.

2-Önkıyı setleri: Bu sahalarda dalgalar kıyı çizgisinden uzakta çatlar ve zemin üzerinde büyük bir aşındırma etkisi yapar.Aşındırma sonucu meydana gelen döküntünün bir kısmı çatlama sırasında oluşan alt akıntılar tarafından açığa taşınır.Bir kısmı da dalgalar tarafından kıyıya doğru sürüklenir.Bu maddelerin  bir kısmı kıyı çizgisine kadar ulaşır ve orada artkıyı seti depolarını meydana getirir.Buna karşılık bir kısmı kıyıya  kadar ulaşamaz kıyıdan uzakta çökelir.Çökelen maddelerin belirli bir yerde birikmesi sonucunda deniz altında topuk meydana gelir.Bu topuk çökelmeye devam eden maddelerin eklenmesiyle yükselir.Ve set halini alır.Bunlara da önkıyı seti adı verilir.

 

3-Kıyı okları: Bir ucu buruna bağlı diğer ucu serbest olan  birikim şekillerine kıyı ok adı verilir.Kıyı okları akıntıların ve dalgaların sürükledikleri malzemenin eklenmesi sayesinde zamanla kalınlaşır ve uzarlar.Kıyı oklarının normal şekli denize doğru hafifçe dış bükeydir.

4-Bağlama setleri: a) Kıyı kordonları (koy setleri,kıyı dilleri): Bir burundan başlamak üzere bir koyun ağzını kapatan kıyı oklarına kıyı kordonu denir.Örneğin; K. Çekmece ağzındaki kıyı oku.

b) Tombololar: Bir adayı karaya veya adaları birbirine bağlayan setlere tombolo adı verilir.Örneğin;Kapıdağ Yarımadasının Belkıs tombolosu.

5-Deltalar:Bunlar akarsuların ağızlarında asıl flüvyal  kökenli maddelerin birikimi sonucunda meydana gelir.Akarsular tarafından getirilen döküntünün, dalgalar ve çeşitli akıntılarla akarsu ağızlarında uzaklaştırılan malzemeden daha fazla olması bir deltanın oluşumu için gerekli olan ilk koşuldur.Bu koşulun yerine getirildiği akarsu ağızlarında önce denize doğru dik bir şekilde uzanan iki doğal set meydana gelir ve sular üstüne çıkar.Fakat akarsuların yığdığı maddelerin bir kısmı  dalgalar  tarafından  yerinden oynatılır.Bunlar kıyı akıntıları ve dalgalar tarafından nehrin doğal setleri ile kıyı arasındaki  sakin sulara sürüklenerek oralarda biriktirilir.Böylece doğal setin iki tarafında oluşan bu birikim süreçleri sonucunda nehrin ağzında üçgene benzeyen birikinti şekli meydana gelir.Buna delta denir.

6-Resifler: Deniz yüzeyinin bir kısmında polip adı verilen canlılar kıyıların şekillenmesinde aktif rol oynamaktadır.Bu küçük canlılar koloniler halinde yaşarlar ve mercan resifi adı verilen yapıları meydana getirirler.Bununla birlikte bir resifin mercan kolonisinden meydana gelmediği de bilinir.


Görüntülenme: 28484 kez