Jeopolitik ve Coğrafyanın Değişmeyen Önemi

Jeopolitik ve Coğrafyanın Değişmeyen Önemi

JEOPOLİTİK VE COĞRAFYANIN DEĞİŞMEYEN ÖNEMİ
Enformasyon ve teknolojideki gelişmelerin herkes tarafından kolayca takip edildiği bir dünyada, mesela Malaka boğazının yerini, Afrika'daki kültürel dağılımı veya kıta sahalarının sahip olduğu kaynakları bilmenin bir gereği kalmayacak mıdır? Her askeri harekat yeryüzünde bir arazi parçasını kontrol al¬tına almak ve halkı etki altında tutmak için yapılmaktadır. Araziyi, halkı ve söz konusu arazi üzerindeki semayı ve uzayı kontrol etmek coğrafi mülahazaların bir sonucudur.
Su kaynaklarının kontrolü giderek bir ihtilaf konusu olmaktadır. Özellikle sJ.l kaynaklarının mahdut olduğu Ortadoğu bölgesinde sınır aşan suların paylaşımı konusu neredeyse savaşın veya barışın sebebi olarak mütalaa edilmektedir. Suyun stratejik bir güç olarak kullanılması "Hidrostrateji" gibi bir kavramın literatüre girmesine sebep oldu. Teknoloji, suyun en ekonomik ve en verimli bir şekilde kullanılmasına imkân sağlasa da yeraltı ve yerüstü su kaynakları vasıtasıyla uluslararası ilişkilere ve jeopolitiğe olan etkisinin önemi göz ardı edilmemelidir.
Aynı şekilde gıda üretim bölgeleri de coğrafyanın bir konusudur. Tarıma elverişli topraklardan azami verim alınmasında uzay teknolojisi dahil her türlü teknik vasıtalar kullanılmaktadır. Ama tarım nihayetinde toprak üzerinde yapılmaktadır. Yeryüzündeki insan nüfusunun giderek artması, buna karşılık iklim şartlarının değişmesi, kuraklık, erozyon, tarıma elverişli arazilerin giderek yerleşime açılması gibi sebeplerle gıda üretimi azalmakta, açlık insanlığın büyük bir kısmını tehdit etmektedir. Kuraklık ve açlık kitlesel göçlere sebep olmakta, bu da göçlerin yöneldiği ülkeleri istikrarsızlığa düşme tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaktadır.
Jeopolitik; siyası, ekonomik, stratejik, kültürel bütün beşeri faaliyetleri etkileyen coğrafi ortamın uluslararası siyaset ile olan ilişkilerin incelenmesidir. Teknoloji gelişirken jeopolitik faktörler sabit kalır, ancak bu faktörler arasındaki ilişkiler değişkenlik gösterebilir.
Belirli bir coğrafi ortam içinde çıkan ihtilafları, söz konusu coğrafi ortam şekillendirir, özelliklerini ve sonucunu belirler. Körfez Savaşı ve Falkland Savaşı farkJı coğrafi ortamlarda cereyan etmiş ve bu savaşın şartlarını ve özelliklerini belirlemiştir.
Elektromanyetik alan silahlı kuvvetlerin her branşında ve kademesinde kullanılmaktadır. Ancak teknolojik gelişme kara, hava, deniz ve uzay ortamları arasındaki farklılıkları gideremez. Enformasyon hiç şüphesiz hayati önemdedir,fakat tek başına enformasyon bir denizaltıyı batıramaz, hiç bir köprüyü havaya uçuramaz ve tehdit oluşturan hiç bir odağı korkutamaz. Askeri gücün en ucunda bulunanlar karada, denizde, havada araçlarının, silahlarının başında olan ve uzay şartlarıyla uzay aracına komuta eden insanlar olacaktır.
Coğrafya ve coğrafi gerçekler devlet yönetimi ve strateji için çok kapsamlıdır. Dolayısıyla teknolojinin jeopolitik analizleri geçersiz kalması düşünülemez. Bütün siyaset coğrafi siyaset, yani jeopolitiktir. Bütün strateji coğrafi strateji, yani jeostratejidir. Her siyası olay, coğrafi bir mekân içinde cereyan eder, yani coğrafi bir boyutu vardır. Coğrafya, en az üç şekilde stratejiyi etkiler: Birincisi, coğrafya strateji yi düşünenlerin ve uygulayanların fiziki olarak oyun sahasıdır. İkincisi taktiğe, lojistiğe, kurumlara ve askeri kültüre hâkim olan teknolojik tercihleri şekillendirir. Üçüncüsü, coğrafya genel olarak jeopolitik diye anılan uluslararası ilişkilerle ilgili büyük teorilerin oluşmasına ilham kaynağı olur.
■ Uluslararası ilişkilerin, genel olarak jeopolitiğin öznesi devlettir. Devlet de bir mekan ve irisan topluluğu demektir. Devleti oluşturan mekan ve insan unsu¬runun yapısı, özellikleri, birbirleri üzerine olan etkileri ve bunların o devletin di¬ğer devletlerle olan ilişkilerinde belirleyici unsur olmaya devam etmesi insanoğ¬lunun değiştiremeyeceği gerçeklerdir. Bilim-kurgu romanlarında ve filmlerinde olduğu gibi dünyanın şu veya bu şekilde insan hayatının devam ettirilmesine im¬kan vermediği; insanların yapay uzay istasyonlarında yaşamak zorunda kaldığı hayali bir alemde hiç şüphesiz dünyanın da, onunla ilgili coğrafyanın da bir öne¬mi kalmayacaktır.
Jeopolitik kavramı uluslararası ilişkiler literatüründe kullanılmaya başlamadan önce de ve bu kavram uluslararası ilişkilerin mahiyetini anlamak ve araştırmak üzere yapılan araştırmalar, değerlendirmeler için kullanılmaya başlandıktan sonra da ve XX. yüzyılın başlarında da mekân/toprak, devletlerarasındaki ilişkilerin mihveri olmuştur ve olmaktadır. Jeopolitiğin ünlü Kenar Kuşak teorisinin sahibi Nicholas Spykman'm i 942'de dediği gibi dünyada her şey değişebilir ve değişmektedir, ancak dağlar, ovalar, denizler, yani coğrafya sabit kalmaktadır.
Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin; uzayın siyaset ve strateji üzerine olan etkisi ne kadar artarsa artsın, bütün bu olayların geçtiği, kavramların oluştuğu, en nihayet insanların yaşamakta olduğu yer, yeryüzüdür. Yeryüzü, bütün beşeri faaliyetlerin cereyan ettiği mekan olarak kaldığı sürece o mekanı şekillendiren faktörlerin, yani bir bütün olarak coğrafyanın önemi, önceliği ve üstünlüğü devam edecektir.

Yılmaz Tezkan, M. Murat Taşar'ın "Dünden Bugüne Jeopolitik" adlı kitabından alınmıştır.
 Yazan : kübra_bkn | Okunma : 5038 |        Yorum ( 0 )