Ana Sayfa Haberler Yazılar Videolar Ödevler Oyunlar Dosya Resim Yarışma Forum
 
 » Menü
TARIH
    Inkilap Tarihi
    Atatürkçülük
    Tarih Öncesi ve ilkçag Tar.
    Islam Tarihi
    Genel Tarih Konulari
    Osmanli Tarihi
    Tarihte Kullanilan Takvimler
    Tarih Sözlügü

COGRAFYA
    Cografya Konulari
    Fiziki Cografya
    Beseri ve Ekonomik Cogr.
    Türkiye Cografyasi
    Ülkeler Cografyasi
    Matematik Cografya
    Siyasi Cografya
    Jeoloji
    Ünlü Cografyacilar
    Harita Bilgisi
    Cografi Uygulamalar
    Ülkeleri Canli Seyredin
    Cografya Siteleri
    Illerimizin Fotograflari
    Illerimizin Videolari
    Dünya Haritasi
    Turizm Rehberi

FELSEFE GRUBU
    Felsefe
    Sosyoloji
    Egitim Siteleri
    Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantik Terimler Sözlügü


» Gezelim-Görelim

» Eğlence Bölümü

» Ödev Arşivi
Tüm derslere ait
geniş ödev arşivi

» Istatistikler
Üyeler
Son Üye : gokturk27
Bugün : 0
Dün : 1
Toplam Üye : 7650
Online Üyeler
 Online üye yok..
Sitede Aktif
Üye : 0
Ziyaretçi : 0
Toplam :
Site Sayaci
Iletisim
E-Mail : info@sosyalokulu.com
Online   Kişi

» İçerik İstatistikleri
 Toplam Dosya Sayısı : 235
 Toplam Makale Sayısı : 285
 Toplam Ödev Sayısı : 64
 Toplam Video Sayısı : 238
 Toplam Oyun Sayısı : 449
 Toplam Resim Sayısı : 149
 Toplam Haber Sayısı : 562

Esma Sultan Osmanlının ilk Kadın Padişahı Olacaktı
» Esma Sultan Osmanlının ilk Kadın Padişahı Olacaktı

 Sultan Mahmut’u öldürmek isteyen yeniçeriler, bu gözü dönmüşlükle Osmanlı târihinde asırlardır olmamış bir şeyi uygulamayı dahi göze almışlardı: Esmâ Sultanı pâdişah yapmayı. Yâni Osmanlıda ilk defâ bir kadın pâdişah olacaktı.

PÂDİŞAH 1. ESMA SULTAN

     Esma Sultan, Osmanlı tarihinde, saltanata aday gösterilmiş tek kadındır. Sultan 1. Abdülhamid’in kızı ve 2. Mahmud’un kardeşidir. Ortaköy’deki yalısı 10 yaşında iken kendisine hediye edilmişti. Günümüzde sadece iskeleti kalan bu yalı, bir zamanlar, gözleri kamaştıran büyüleyici bir özelliğe ve güzelliğe sahipti. 

     25 yaşında dul kalan Esmâ Sultan, bir daha hiç evlenmedi. Oldukça otoriter bir prensesti. Kardeşi Sultan 2. Mahmut zaman zaman kendisine latîfeyle, “Hemşîrem! Eğer sen erkek olsaydın, işte o zaman benim vay hâlime. Aslâ saltanât yüzü göremezdim” derdi. Zirâ, yeniçeriler isyan çıkarıp Topkapı Sarayı’na saldırdıklarında, saray muhâfızları da yeniçerileri engellemeye çalıştıkları sırada ilginç bir hâdise yaşanmıştı. Saray muhâfızları, isyancı yeniçerilerin elebaşlarına “Ne yapıyorsunuz! Sultan Mahmud’u öldürürseniz kim padişah olacak. Hânedanda başka erkek yok” dediklerinde yeniçeriler de şöyle cevap vermişlerdi: “Olsun. Biz de Esmâ Sultan’ı padişah yaparız”

     Daha önce de birçok defa yeniçeri isyanı yaşanmıştı sarayda. Tahttan indirilen pâdişahlar olmuştu lâkin mahlû ( devrik ) pâdişâhın yerine hiçbir zaman bir şehzadeden başkası geçmemişti. Böyle bir şeyin düşünülmesi dahi söz konusu değildi. Lâkin Sultan Mahmut’u öldürmek isteyen yeniçeriler bu gözü dönmüşlükle Osmanlı târihinde asırlardır olmamış bir şeyi uygulamayı dahi göze almışlardı: Esmâ Sultanı pâdişah yapmayı. Yâni Osmanlıda ilk defâ bir kadın pâdişah olacaktı.

     İşte, Sultan 2. Mahmut’un, Esmâ Sultan’a ‘Eğer sen erkek olsaydın’ derken, telmihte bulunduğu hâdise budur. Sultan Mahmut bu serzenişinde haklıydı. Zirâ Esmâ Sultan, Osmanlı târihinde saltanata aday gösterilen tek kadın idi. Ve eğer tahta çıksaydı, ilk kadın pâdişah olacaktı.

YENİÇERİ KAZAN KALDIRIYOR

     Hâdise şu şekilde gelişti:

     Sultan 3. Selim’in Nizâm-ı Cedît ıslahatlarını istemeyen yeniçeriler, Kabakçı Mustafa liderliğinde ayaklanmış ve “Moskof oluruz Nizam-ı Cedîd olmayız” diye bağırarak saraya saldırmışlardı. Sultan 3. Selim’i tahttan indirip Şehzâde Mahmut’la birlikte hapsederek Sultan 4. Mustafa’yı tahta çıkarttılar. 14 ay sonra Rusçuk Âyânı Alemdar Mustafa Paşa’nın Sultan 3. Selim’i tekrar tahta çıkartmak için İstanbul’a yaklaşık 20.000 kişilik bir orduyla geldiğini duyan yeniçeriler, Sultan 3. Selim’i önce kementle boğarak daha sonra da yüzünü palalarla parçalayarak şehîd ettiler. Âsî zorbalar, şehzâde Mahmut’u da öldürmek istemişler lâkin, Cevriye Kalfa’nın şehzâdeyi dama kaçırmasıyla O’nu bulamamışlardı. Ölümden kurtulan Şehzâde Mahmut, Alemdar Mustafa Paşa’nın gelmesiyle pâdişah oldu. Alemdar’ı da sadrazamı yaptı.

     Sultan Mahmut, evvelâ amcası 3. Selim’in oluşturduğu Nizâm-ı Cedîd’in devâmı niteliğinde Sekban-ı Cedid (Yeni Muhafızlar) birliğini oluşturdu. Bunların mevcudu 4.000 kadardı. Her yeni kuruluşa karşı olan yeniçeriler buna da karşı çıktılar. Bu ocağın kaldırılmasını sadrazamdan istediler. İstekleri yerine gelmeyince de kazan kaldırdılar. Sadâret binasını kuşattılar. Alemdar Mustafa Paşa ve muhâfızları direniş gösterdi lâkin, yeniçerilerin mevcudu çok fazla idi. Binanın her tarafını saran âsilere teslim olmamak için mahzene inen Alemdar Mustafa Paşa, ölmeden oradan çıkamayacağını anlayınca, mahzendeki barut fıçılarını ateşledi. Büyük bir patlamayla infilâk eden binanın, üstünde ve civarında bulunan yeniçerilerle beraber kendi de havaya uçtu (15 Kasım 1808). Bu infilakta en az 300 yeniçeri ölmüştü. Bu sırada saraya da saldıran yeniçeriler Sultan 2. Mahmut’u indirip, 4. Mustafa’yı tahta çıkarmayı isteyince ulemâdan fetvâyı alan pâdişah 2. Mahmut, 4. Mustafa’yı îdâm ettirdi. Tahtın erkek vârisi kalmadığını öğrenen yeniçeriler o anda ne yapacaklarını şaşırdılar. Lâkin isyanı sonlandırmadılar. “Pâdişah da bir insan değil mi? Kim olursa pâdişah olur. Yeter ki bizim ocağımız devam etsin” diyerek kimisi Kırım hânını, kimisi de Konya şeyhini pâdişah olarak teklif etmişti. Hâlbuki o vakte kadar Osmanlı târihi boyunca saltanatta Hânedân-ı Âl-i Osman dışında birinin bulunması akla dahi gelen bir şey değildi. Bazı yeniçeriler de bu kuralı çiğnemiyor ama bir başka kuralı hiçe sayarak Osmanlı tahtına bir imparatoriçe teklif ediyorlardı: Esmâ Sultan’ı…

     İşte yeniçerilerin kazan kaldırıp ta Esmâ Sultan’ı tahta çıkarmak istedikleri hâdise böyle.

KÜÇÜK ESMÂ SULTAN

     Şimdi bu enteresan vak’ânın başkahramanı olan prensesin hayatına bir göz atalım.

     Esmâ Sultan, 1778 yılında, Sultan 1. Abdülhamid’in 6. Kadınefendisi Ayşe Sîneperver Hâtun’dan doğdu. Yine o dönemde hâlen hayatta olan ve oldukça yaşlanmış olan, Sultan 3. Ahmet’in kızı Esmâ Sultan’la karıştırılmaması için “Küçük Esmâ Sultan” denilirdi kendisine. Büyük Esmâ Sultan, Küçük Esmâ Sultan’ın halasıydı.

     11 yaşındayken yetim kalan Esmâ Sultan’ı, 14 yaşına gelince, Sultan 3. Selim, Kaptân-ı Deryâ Hüseyin Paşa ile evlendirdi. Hüseyin Paşa bu arada 36 yaşındaydı. Evlilikleri 11 yıl sürdü. Hüseyin Paşa 47 yaşında vefât edince Esmâ Sultan 25 yaşında dul kaldı. Bir daha da evlenmedi.

     Esmâ Sultan, kardeşi 4. Mustafa’nın tahttan indirilmesine sebep olan Sadrazam Alemdar Mustafa Paşa’nın idâmı için, annesi Ayşe Sîneperver ile gizli gizli faaliyetlerde bulunuyordu. Nitekim bu faaliyetlerinde de başarılı oldu. Alemdar Mustafa Paşa, yeniçeri isyanını bastırmak ve padişahını kurtarmak uğruna, kendi hayatını feda etti. Böylelikle bu elîm hâdisede 2 Sultan ve 1 sadrazam şehit oldular. Lâkin Osmanlı tahtına kudretli, azametli, heybetli, atâfetli, celâdetli, riyâset ve kiyâset sâhibi genç bir hükümdar geçti. Ve yeni bir dönem başladı; Osmanlı’nın yeniden diriliş dönemi. 23 yaşında padişah olan Sultan 2. Mahmut dönemi. Osmanlı’nın gördüğü en yenilikçi padişahtır 2. Mahmut. Ve bu kudreti sultanın, kudretli hemşiresi prenses Esmâ Sultan.

ZENGİN PRENSES

        

Esmâ Sultan, İstanbul’un en zengin prensesiydi. Bu zenginliğini, kardeşleri 4. Mustafa ve 2. Mahmut’a borçludur. Zira her iki padişah da Esmâ Sultan’a çok sayıda arazi ve çiftlik bahşettiler. Bu çiftliklerin geliriyle Eyüp ve Maçka Saraylarını, Tırnakçı ve Kuruçeşme Yalılarını yaptıran Esmâ Sultan’a, ayrıca Kemer, Edremit, Biga ve Girit Adası’nın vergileri de tahsîs edilmişti. Şık giyinmesiyle de ünlü olan Esmâ Sultan, sosyete dünyâsının gözdesi, İstanbul modasının da 1 numaralı ismiydi.

     Diğer Osmanlı Prensesleri gibi, genellikle Ortaköy’deki bu yalıda oturan Esmâ Sultan, 1848 yılında 70 yaşında iken vefat edince, Divanyolu’ndaki,  birâderi Sultan 2. Mahmut’un türbesine defnedildi. Bu türbenin hazîresi şu an mezarlık. Sâdullah Paşa’dan Said Halim Paşa’ya, Şeyh Bedrettin’den Osmanlı’nın sarayda doğmuş son şehzâdesi Osman Ertuğrul Efendi’ye kadar, hattâ son dönemden Muallim Nâci’ye, Ziyâ Gökalp’e kadar bir çok vezir, devlet adamı, son devrin kudretli paşaları, kumandanları, sır kâtipleri, gazeteciler, hep bu mezarlıkta medfun. Bu mezarlık bahçesi, Sultan 2. Mahmut’un kız kardeşi Esma Sultan tarafından tahsis edilmiş. Burada Esma Sultan’ın bir köşkü varmış zamânında. Şu an köşkten eser yok. Ve köşkün bulunduğu yerde Türk Ocağı Nargile Cafe, gençleri ağırlıyor mezarlık manzarası eşliğinde.

 

 

ORTAKÖY’DEKİ YALI

     Esmâ Sultan’ın vefâtıyla Ortaköy’deki bu yalı, Sultan 2. Abdülhamid tarafından, kız kardeşi Cemile Sultan’a hediye edildi. Cemile Sultan’ın vefâtından sonra da, 5. Murat’ın kızı Fatma Sultan bu yalıda oturmuştu.

     Cumhuriyetin ilânıyla, Osmanlı Hânedânı yurtdışına sürgün edilince, yalı satıldı ve tütün deposu olarak kullanılmaya başlandı. 1952 yılında Saffet Baştımar tarafından satın alınan yalı, üst kat marangozhâne, alt kat kömür deposu olarak kullanıldı. Tıpkı bir kömür sobası gibi. Altı kömür üstü odun. Tabiî ki yangın geçirdi. 1975 te yandıktan sonra, içerisine çelikten iskeletler yerleştirildi. Ve iç mekân tamâmen camlarla çeliklerle kaplandı. Şu anda The Marmara Otel Grubu tarafından turistik tesis olarak işletilen yalı önemli davet, düğün ve kutlamalarda kullanılıyor.

                                                                 MAHMUT SAMİ ŞİMŞEK
                                                                           19 Ocak 2010



BU YAZIYI PAYLAŞ



 Yazan : admin | Okunma : 28590 |        Yorum ( 0 )             
» YAZIYA YAPILMIŞ YORUMLAR
Henüz Yorum Yazilmamis.
Siz birtane yazin..


Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)
Yorum :