Ana Sayfa Haberler Yazılar Videolar Ödevler Oyunlar Dosya Resim Yarışma Forum
 
 » Menü
TARIH
    Inkilap Tarihi
    Atatürkçülük
    Tarih Öncesi ve ilkçag Tar.
    Islam Tarihi
    Genel Tarih Konulari
    Osmanli Tarihi
    Tarihte Kullanilan Takvimler
    Tarih Sözlügü

COGRAFYA
    Cografya Konulari
    Fiziki Cografya
    Beseri ve Ekonomik Cogr.
    Türkiye Cografyasi
    Ülkeler Cografyasi
    Matematik Cografya
    Siyasi Cografya
    Jeoloji
    Ünlü Cografyacilar
    Harita Bilgisi
    Cografi Uygulamalar
    Ülkeleri Canli Seyredin
    Cografya Siteleri
    Illerimizin Fotograflari
    Illerimizin Videolari
    Dünya Haritasi
    Turizm Rehberi

FELSEFE GRUBU
    Felsefe
    Sosyoloji
    Egitim Siteleri
    Felsefe, Psikoloji, Sosyoloji, Mantik Terimler Sözlügü


» Gezelim-Görelim

» Eğlence Bölümü

» Ödev Arşivi
Tüm derslere ait
geniş ödev arşivi

» Istatistikler
Üyeler
Son Üye : hirasya
Bugün : 0
Dün : 0
Toplam Üye : 7659
Online Üyeler
 Online üye yok..
Sitede Aktif
Üye : 0
Ziyaretçi : 0
Toplam :
Site Sayaci
Iletisim
E-Mail : info@sosyalokulu.com
Online   Kişi

» İçerik İstatistikleri
 Toplam Dosya Sayısı : 235
 Toplam Makale Sayısı : 285
 Toplam Ödev Sayısı : 64
 Toplam Video Sayısı : 238
 Toplam Oyun Sayısı : 449
 Toplam Resim Sayısı : 149
 Toplam Haber Sayısı : 562

Yazar mıyız okur muyuz?
» Yazar mıyız okur muyuz?
 

“Okumak yaşamaktır” deniliyor son yıllarda. Okumak yaşamaksa, okumamak bir bakıma ölmek demek değil midir? Okuma seviyesi bir toplumun seviyesini gösterir. Eğer bir toplumda kitap, dergi okunuyorsa; o toplum aynı zamanda ilme ve ilim adamlarına değer veren bir toplumdur. Okumayan toplumlarda ise ilme ve ilim adamlarına itibarın olmadığı , içi boş, günlük hayranlıklara yerini bırakan bir anlayış hakim olur.Bu yüzdendir ki sadece bizim toplumumuza mahsus olan bir tanımlama çıkmıştır.Bizde okuyan insana “Çok  okumaktan kafayı yedi” deyimi  kullanılır.Okuyan adama toplum itibar göstermediği gibi  hasta adam gözüyle bakar.

     Medeniyetimize baktığımızda ise her insan bir “ayaklı kütüphane” idi. Medeniyetimizin temellerini atan bilge insanlar bir kitap yazıldığında kitabı alıp okuyabilmek için iki-üç aylık yolculuk yaparlarmış. Bu sebepledir ki her zahmet bin rahmeti getirmiş beraberinde.

     Günümüz toplumuna baktığımızda okuma oranının %1 ila %2 arasında olduğunu görüyoruz. Okuma oranı bu. Peki, yazma oranı ile ilgili bir çalışma yapılmış mı? Hayır. Gençlerimiz özellikle az okuyor, çok yazıyor. Bununla ilgili olarak bir edibimize bir sual yöneltiyorlar. “Genç yazarlarımız hakkında ne düşünüyorsunuz? diye”. Edip de, edipce, suale  sualle  cevap veriyor: “Biz gençlerimizi okuyor biliyorduk, onlar yazıyor mu? der.” Bu tespit aslında bize çok şeyi anlatıyor. Elbette ki her toplumun yazanı olacak; ama ehil insanlar olmalı bunlar. Kalemi her eline alan değil.

    Şunu da unutmamak lazım, bizler aslında yazmakla mükellef değiliz. İlahi kitabın ilk emri “oku”dur, “yaz” değil. Ama bizler ilk emri sona bıraktık. Bu yüzdendir ki ilk emirden uzaklaşmamız aslında kutsal kitabın tamamından uzaklaşmamız anlamına geliyor.

    Sözün özü;  bırakın, yazmayı ehil insanlara bırakalım.Çünkü onlar aynı zamanda gerçek okuyuculardır.İlle de yazacağım derseniz şayet; bunun yazılı olmayan bir kaidesi vardır o da : “bin okumak ,bir yazmaktır.”O zaman yazmak sizin de hakkınızdır.Bu sebeple eskilerimizin çok doğru bir yaklaşımı vardır.Eskimeyen eskilerimize “Neden kitap yazmıyorsunuz” diye sual edilince  “Kitap okumanın lezzetinden yazmaya vakit bulamıyoruz” derlermiş.Bence en güzel okuyucu da bunlar.Yani okumaktan yazmaya vakit bulamayanlar…Gerçek okuyuculara selam olsun…

Bu yazı moralhaber.net sitesinden alınmıştır



BU YAZIYI PAYLAŞ



 Yazan : admin | Okunma : 2013 |        Yorum ( 0 )             
» YAZIYA YAPILMIŞ YORUMLAR
Henüz Yorum Yazilmamis.
Siz birtane yazin..


Yorum ekleyin..(Sadece üyeler)
Yorum :