Yazar mıyız okur muyuz?

Yazar mıyız okur muyuz?

 

“Okumak yaşamaktır” deniliyor son yıllarda. Okumak yaşamaksa, okumamak bir bakıma ölmek demek değil midir? Okuma seviyesi bir toplumun seviyesini gösterir. Eğer bir toplumda kitap, dergi okunuyorsa; o toplum aynı zamanda ilme ve ilim adamlarına değer veren bir toplumdur. Okumayan toplumlarda ise ilme ve ilim adamlarına itibarın olmadığı , içi boş, günlük hayranlıklara yerini bırakan bir anlayış hakim olur.Bu yüzdendir ki sadece bizim toplumumuza mahsus olan bir tanımlama çıkmıştır.Bizde okuyan insana “Çok  okumaktan kafayı yedi” deyimi  kullanılır.Okuyan adama toplum itibar göstermediği gibi  hasta adam gözüyle bakar.

     Medeniyetimize baktığımızda ise her insan bir “ayaklı kütüphane” idi. Medeniyetimizin temellerini atan bilge insanlar bir kitap yazıldığında kitabı alıp okuyabilmek için iki-üç aylık yolculuk yaparlarmış. Bu sebepledir ki her zahmet bin rahmeti getirmiş beraberinde.

     Günümüz toplumuna baktığımızda okuma oranının %1 ila %2 arasında olduğunu görüyoruz. Okuma oranı bu. Peki, yazma oranı ile ilgili bir çalışma yapılmış mı? Hayır. Gençlerimiz özellikle az okuyor, çok yazıyor. Bununla ilgili olarak bir edibimize bir sual yöneltiyorlar. “Genç yazarlarımız hakkında ne düşünüyorsunuz? diye”. Edip de, edipce, suale  sualle  cevap veriyor: “Biz gençlerimizi okuyor biliyorduk, onlar yazıyor mu? der.” Bu tespit aslında bize çok şeyi anlatıyor. Elbette ki her toplumun yazanı olacak; ama ehil insanlar olmalı bunlar. Kalemi her eline alan değil.

    Şunu da unutmamak lazım, bizler aslında yazmakla mükellef değiliz. İlahi kitabın ilk emri “oku”dur, “yaz” değil. Ama bizler ilk emri sona bıraktık. Bu yüzdendir ki ilk emirden uzaklaşmamız aslında kutsal kitabın tamamından uzaklaşmamız anlamına geliyor.

    Sözün özü;  bırakın, yazmayı ehil insanlara bırakalım.Çünkü onlar aynı zamanda gerçek okuyuculardır.İlle de yazacağım derseniz şayet; bunun yazılı olmayan bir kaidesi vardır o da : “bin okumak ,bir yazmaktır.”O zaman yazmak sizin de hakkınızdır.Bu sebeple eskilerimizin çok doğru bir yaklaşımı vardır.Eskimeyen eskilerimize “Neden kitap yazmıyorsunuz” diye sual edilince  “Kitap okumanın lezzetinden yazmaya vakit bulamıyoruz” derlermiş.Bence en güzel okuyucu da bunlar.Yani okumaktan yazmaya vakit bulamayanlar…Gerçek okuyuculara selam olsun…

Bu yazı moralhaber.net sitesinden alınmıştır

 Yazan : admin | Okunma : 2191 |        Yorum ( 0 )