Baris Manço Moda 81300

Baris Manço Moda 81300

Baris Manço Moda 81300

Müzede her şey müzikle alâkalı. En ilgimizi çeken de merdivenler. Piyanonun tuşları görüntüsündeki merdivenlerden üst katlara doğru çıkarken, duvarları kaplamış devâsâ notalardan Barış Manço’nun şarkılarını mırıldanıyoruz.

  Barış Manço Moda 81300 ıstanbul. 90 lı yıllardaki bir televizyon programında, sanatçının kendi ağzından defâlarca dinleye dinleye ezberlemiştik bu adresi. Nihâyet vefâtından sonra gitmek nasip oldu, şu an müze hâline getirilmiş bu eve.

  Kadıköy’ün en modern semtlerinden biri olan Moda’dayız. Patlıcan moru rengindeki 3 katlı köşkün bahçe kapısındaki, sanatçının kabartma resmi karşıladı evvelâ bizi.

Ağır ağır açılan demir kapıdan bahçeye girdiğimizde, sağımızda “domates, biber, patlıcan” ekilmiş küçük bir sera, solumuzda ellerinde tabelalarıyla “adam olacak çocuklar”, tam karşımız da da “arkadaşım eşek”. Bahçenin sağındaki mavi araba da Manço’ya âit.

 

     Köşkün kapısının mermer çerçevesinde, sanatçının vefâtından sonra, hayranlarının yazdığı sevgi dolu sözler hâlâ duruyor. Girişteki küçük antrede müze görevlisi bilet kesip galoş dağıtıyor. Tam karşımızdaki beyaz mermerden Venüs heykeli, ziyâretçileri karşılıyor. Fonda çalınan Manço’nun şarkılarını dinleyerek dolaşmaya başlıyoruz köşkü.   

 

     O BENİM RÜYAM

 

     Girişin sağındaki salonda, kuyruklu piyanosunun başında bestelerini yapmaya devâm eden Barış Manço heykeli duruyor. Avusturya’dan satın aldığı bu siyah renkli piyano için “O benim rüyam” dediği meşhurdur. Kaplumbağa kabuğundan kakma tekniği ile bronz figürlerin karıştırılması netîcesi oluşan çalışma masası bir zamanlar Mithat Paşa’ya âitti. Antika meraklısı olan Barış Manço tarafından satın alınarak bu salona yerleştirilmişti. Karşıdaki aynalı şifonyer üzerinde bulunan şamdanlar ise 3. Napolyon dönemine âit. Manço’nun, Dünyayı gezdiği esnâda çeşitli ülkelerden topladığı cam eşyalardan oluşan koleksiyondan çay ve meşrubat takımı, bu evde çekilen “Kol düğmeleri” şarkısının klibinde de görülmekteydi.

 

     Duvarlardaki camekânlı dolaplarda sergilenen kıyâfetlerini ve aldığı ödülleri de gördükten sonra, karşıdaki yemek odasına geçiyoruz.

 

     BABAM DÜNYAYA VEDÂ ETTı

 

     Girişin solundaki yemek odasında maun ağacından yapılmış ıngiliz masasının üzerinde arabasının anahtarı, telefonu ve ajandası duruyor. Ve bir de oğlu Doğukan tarafından düşülmüş küçük bir not: 31 Ocak 1999 Babam Dünyaya vedâ etti.

 

     Yemek odasının köşesinde “Sömenye” denilen, 7 katlı, haftanın her günü için ayrı ayrı kullanılan eşyaların bulunduğu Napolyon tarzı bir dolap bulunuyor. Camekânlı dolap ise ıngiliz kraliçesi Ann dönemine âit.

 

     ıLK VE SON DEFÂ KESıLEN SAÇLAR   

 

     Yan taraftaki yemek servis odası şu an kıyâfet odası olmuş. Çeşit çeşit ve rengârenk kıyâfetler arasında en ilgimizi çeken askerlik üniforması ve askere giderken kesmek zorunda kaldığı o upuzun saçlarından bir demet. Üzerinde yedek subay kıyâfeti, annesiyle vedâlaşırken çekilmiş çerçeveli fotoğrafı da karşı duvarda asılı.

 

     PıYANO TUşLARINDAN MERDıVEN

 

     Müzede her şey müzikle alâkalı. En ilgimizi çeken de merdivenler. Piyanonun tuşları görüntüsündeki merdivenlerden üst katlara doğru çıkarken, duvarları kaplamış devâsâ notalardan sanatçının şarkılarını mırıldanıyoruz, fondaki kendi sesinin eşliğinde.

 

     ENSTRÜMAN şEKLıNDE VıTRıNLER

 

     1. kattayız. ıtalyan seramiklerinden oluşan parlak siyah banyonun karşısındaki küçük koridorda 4 kişilik Manço âilesinin heykelleri duruyor. Batari şeklindeki cam dolapta da takı meraklısı olan sanatçının, hayatı boyunca kullandığı takılar bulunuyor.

 

     180 YILLIK ANTıK KARYOLA

 

     Fransız üslûbundaki yatak odası, Barış Manço ve eşi Lâle Manço’ya âitken, karşıdaki yatak odası da misâfirler için tahsis edilmiş. Doğrusu misâfir karyolası daha hoş görünüyor. Sedef kakmalı ve 180 yıllık bu ahşap karyola, Barış Manço ve Lâle Manço’nun birlikte aldıkları ilk antika eşyâdır. Yine koridorlarda, yüzük şeklinde tasarlanmış bir vitrinde, Manço’nun 10 parmağına da taktığı o meşhur, kocaman taşlı yüzükleri görüyoruz.

 

     Buradan sonra tekrar notaları mırıldanarak piyano tuşlarını andıran basamaklardan üst kata çıkıyoruz. Din dan don dan don.

 

     DOğUKAN VE BATIKAN’IN ODALARI

 

     2 oda ve bir minik ardiyeden oluşan 2. kat tamâmen âilenin 2 çocuğuna tahsis edilmiş. Doğukan’ın odası merdivenlerin tam karşısında. Ve şu an burada, babasının yaptığı tablolar sergileniyor. Bu tabloları yapmak için Belçika krâliyet akademisinde resim ve grafik eğitimi alan Manço’nun, 10 parmağında 10 mârifet olduğunu da anlıyoruz. Meğer 10 parmağına da taktığı yüzükler, mârifetlerini simgeliyormuş.

 

     Batıkan’ın odası “Adam olacak çocuk” odası olmuş. 88 senesinde TRT de yayınlanan 7 den 77 ye programının bir bölümü olan “Adam olacak Çocuk”, hâlâ odadaki videodan seyredilebiliyor. Programın çekimlerinde kullanılan kameralardan biri de yine bu odada.

 

     Az önce bahsettiğim ardiyeyi Doğukan ve Batıkan, arkadaşlarıyla oyun oynamak için kullanırmış. şu an bu oyun odasında babalarının, yine bir piyano tuşları deseninde olan kravatı, fotoğraf makinası, gözlüğü ve pasaportu gibi şahsî eşyâları sergileniyor.

 

     Merdivenlerin hemen sağındaki çocuk banyosunu da gördükten sonra tekrar, piyanonun tuşlarına basa basa en alt kata doğru iniyoruz. Din dan don dan don.

 

     Giriş katındayız fakat merdivenler aşağıya doğru devâm ediyor. O halde biz de devâm edelim. ışte şimdi köşkün en gizemli odasındayız.

     

 

     şÖVALYE ODASI

 

     Girişten bir kat aşağıdayız. şu an müze müdüriyet odası olan bu küçük oda, Lâle Manço’nun çalışma odası. Karşısındaki, ortaçağ zindanlarını andıran oda da “şövalye Odası”. ılk zamanlar kiler ve çamaşırlık olarak kullanılan bu oda, Barış Manço’nun Belçika’dan aldığı şövalyelik unvânı sonrası “şövalye Odası” ismi verilerek dekore edilmiş. Kırmızı tuğla ve moloz taşlardan oluşan bu taş odanın duvarlarında kılıçlar, zincirler ve baltalar asılı. Masa başında yine Manço’nun heykeli oturuyor.

 

     Odanın karşısındaki koridorda duran ahşap taht, “Balböceği” klibinin çekimlerinde kullanılmış.

 

     KIşLIK VE YAZLIK BAHÇE

 

     Nihâyet arka bahçedeyiz. Hiç tahmin etmediğimiz halde birden karşımıza çıkıveren bu saklı bahçe, camekânlı “Kışlık Bahçe” ve açık havalı “Yazlık Bahçe” olarak ikiye bölünmüş. Âilenin, “Limonluk” adını verdiği bu bahçede “Kurtalan Ekspres” grubu mankenlerinin müziği eşliğinde, sol anahtarı şeklindeki sandalyelere oturarak, plak şeklindeki masalarda buz gibi limonatamızı yudumlamanın keyfini çıkarıyoruz. Karşı köşedeki “Harmonium” 1905 yılı Amerikan yapımı, ayak pedallarıyla hava üfleyerek çalışan bir org.

 

     

 

     Yazlık bahçede ise kocaman bir gramofon ve bara yaslanmış, misâfirlerini karşılayan yine bir Barış Manço heykeli daha. Bardaki en mânidar eşyâ ise, ilk sevgililer gününde, Barış Manço ve Lâle Manço’nun birbirlerine hediye olarak aldıkları kırmızı fincan takımı.

 

     Karşı duvarda sanatçının afişlerini görüyoruz. Bahçeden çıkarken son gördüğümüz şey ise, sandalyesine oturmuş kazak ören “Süper babaanne”.

 

     MODERN EVLİYÂ ÇELEBİ

 

     9 ayrı dile çevrilen şarkılarıyla gönüllere taht kuran Barış Manço, “Modern Evliyâ Çelebi” unvânıyla da bütün dünyayı dolaşmış, hemen hemen gitmediği ülke kalmamıştı. 2011 Evliyâ Çelebi yılı olması hasebiyle, senenin ilk haftası Evliyâ Çelebi’den bahsetmiştim. Bu 3. hafta da Modern Evliyâ Çelebi’den bahsetmek istedim. ışte bu yüzden bu hafta sonu Moda’ya düştü yolumuz.

 

                                                       MAHMUT SAMİ  ŞİMŞEK

                                                                 12 Ocak 2011  

             

    

 Yazan : admin | Okunma : 4777 |        Yorum ( 1 )